15 Bin Kilometre Yol Yapan Genç: İş Hayatında Sıkıldı, Babasının İzinden Gitti!

Ankara'da yaşayan Başak Güvercin, önceki iş yaşamından tatmin olamayınca, babasının mesleğini benimsleyerek uzun yol tır şoförü olmaya karar verdi.

15 Bin Kilometre Yol Yapan Genç: İş Hayatında Sıkıldı, Babasının İzinden Gitti!
8 Mart 2026 Pazar/13:30

Ankara'da ikamet eden 26 yaşındaki Başak Güvercin, babasının izlerini takip ederek uzun yol tır şoförü olma yolunda adım attı. Üniversite mezunu olan Güvercin, önceki iş deneyimlerinin kendisine tekdüze geldiğini belirtirken, hem gezme hem de gelir elde edebileceği bir meslek arayışına girdi. Son iki yıldır sebze ve meyve taşımacılığı yapan Güvercin, her ay ortalama 15 bin kilometre yol katettiğini ifade ediyor ve erkek egemen bir alanda çalışmanın özgüvenini arttırdığını sözlerine ekliyor.



'ACİL BİR DURUM SÖZ KONUSU OLDUĞUNDA EVE GİDEMEMEK'

Uzun yol tır şoförü olmada babasının büyük etkisi olduğunu ifade eden Başak Güvercin, "Daha önce satış ve kendi alanımla bağlantılı sektörlerde yer aldım fakat bu hayata dair monotonluk beni sıktı. Hem yeni yerler görmeye hem de para kazanmaya yönelik bir iş arayışına girdiğimde, babamın izinden giderek tır şoförü olmayı düşündüm. İki yıldır bu mesleği icra ediyorum. Sebze ve meyve taşıdığım için genelde Akdeniz bölgesinde faaliyet gösteriyorum. Güzergahım yük aldığım yer doğrultusunda belirleniyor. Sebze ve meyve mevsimi hızlı geçmekte ve bu nedenle ayda ortalama 15-16 bin kilometre yol alıyorum. Bu mesafeler sezon durumuna göre değişkenlik gösterebilir. Bu işin güzel tarafı, farklı şehirlerde bulunarak yeni kültürler ve insanlarla tanışmak. Zorlayıcı yanları ise evden uzak kalmamız. Acil bir durum olduğunda eve dönememek gibi zorluklar yaşıyoruz" dedi.



'İKİ YILDA KENDİME ÇOK FARKLI YETİLER KAZANDIRDIM'

Tır şoförlüğünün kendisi üzerinde olumlu etki yarattığını belirten Güvercin, "Mesleğimin ilk dönemlerinde yük boşaltma noktalarına yanaşabileceğimi düşünmeyen tecrübeli şoförler vardı. O ön yargıyı kırmayı başardım. Gittiğim yerlerde beni gördüklerinde, hem kendime olan güvenim hem de onların bana duyduğu güven artıyor. İki yıl içinde kendime birçok katkı sağladım. Bu meslek, evden uzak kalmamı, bireysel olarak ayakta durabilmemi ve özgüvenimi artırmamı sağladı" şeklinde konuştu.



'Erkek egemen bir toplumda çalışmanın, kadının gücünü simgelediğini düşünüyorum'
Güvercin, kadınların çalışma hayatında daha fazla yer alması gerektiğine dikkat çekerek, "Bir kadının hayatının yarım kalması, toplumun vicdanının da yaralı olması demektir. Kadınlarımız bir erkeğin himayesi altında kalmadığında sıkıntı yaşamayacak ve ayrımcılığa uğramayacaktır. Benim gibi bu sektörde çalışan kadınlar var. Erkek egemen bir toplumda olmak bence bir kadının gücünü ortaya koyar. Kadın cinayetlerine karşı sesimizi yükseltelim. Tüm kadınlarımıza 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü kutluyorum" diye belirtti.