Güzellik ve Bakım 4 dk okuma Nihan Ertem
Kuaförde İstediğini Anlatmak: Saç Kesimi Öncesi İletişim Rehberi
Beklenenden farklı çıkan saç kesimlerinin çoğu iletişim eksikliğinden kaynaklanır. Randevu öncesi hazırlık, uzunluğu anlatma, renk işlemleri ve bakım tarifi üzerine rehber.
Kuaför koltuğuna oturup "siz nasıl uygun görürseniz" demek, çok yaygın bir cümledir ve çoğu zaman hayal kırıklığıyla sonuçlanır. Aynada beklenenden farklı bir sonuç görmek, kesim kötü olduğu için değil, iki taraf farklı şeyler düşündüğü için olur. Saç kesimi teknik bir işlemdir ama başarısı büyük ölçüde başlangıçtaki iletişime bağlıdır.
Bu iletişimi zorlaştıran şey genellikle çekingenliktir. İnsanlar karşısındakini zor duruma düşürmek istemez, "fazla seçici" görünmekten çekinir, itiraz etmeyi kabalık sayar. Oysa ne istediğini söylemek bir talepkarlık değil, işbirliğidir. Bu zorlanma yalnızca kuaförde de yaşanmaz; yardım istemekte zorlanmak pek çok gündelik durumda kendini gösteren yaygın bir eğilimdir.
Randevu öncesi hazırlık
İyi bir sonucun hazırlığı salona girmeden önce başlar. Ne istediğinizi düşünmek için birkaç dakika ayırmak, koltukta doğaçlama karar vermekten çok daha güvenlidir. İsteğinizi üç başlıkta netleştirin: uzunluk, şekil ve bakım kolaylığı.
Görsel getirmek de büyük fark yaratır. Ancak seçtiğiniz fotoğrafların kendi saç tipinize yakın kişilerden olması gerekir. İnce telli düz saçı olan biri, kalın ve dalgalı saçlı bir modelin fotoğrafını gösterdiğinde aynı sonucu elde edemez. Birkaç farklı açıdan çekilmiş fotoğraf, tek bir vesikalık kareden çok daha açıklayıcıdır.
Santimetreyle konuşmanın önemi
"Biraz kısaltalım" ifadesi iki kişi için iki farklı uzunluk demektir. Birinin "biraz"ı iki santim, diğerininki altı santim olabilir. Bu belirsizlik en sık yaşanan anlaşmazlığın kaynağıdır.
Bunu aşmanın en pratik yolu parmakla göstermektir. Saçınızı elinizle tutup "buraya kadar" demek, sayı söylemekten daha nettir. Kesim ıslak saçta yapıldığı için kuruduğunda saçın bir miktar yukarı çekileceğini de hesaba katmak gerekir; özellikle dalgalı saçlarda bu fark belirgindir. Kuaförünüze bunu sorup ona göre karar vermek, sonradan yaşanacak şaşkınlığı önler.
Ne istemediğinizi de söyleyin
İletişimin eksik kalan yarısı olumsuz taraftır. İstemediğiniz şeyi söylemek, istediğinizi anlatmak kadar yol gösterici olur. Kâhkül istemiyorsanız, katlı kesim sevmiyorsanız, ensenin çok açılmasından rahatsız oluyorsanız bunları baştan belirtmek gerekir.
Aynı şey günlük yaşam biçiminiz için de geçerlidir. Her sabah fön çekmeye vaktiniz yoksa bunu söylemek, kuaförün bakımı zor bir model önermesini engeller. Sporda saçınızı topluyorsanız, kesim planlanırken bu bilgi dikkate alınır. Uzman, yaşam düzeninizi bilmediği sürece ancak tahmin yürütebilir.
Saç tipini birlikte değerlendirmek
Her model her saçta aynı sonucu vermez. Saç teli kalınlığı, yoğunluk, dalga yapısı ve saç çizgisinin biçimi kesimin nasıl duracağını doğrudan etkiler. Deneyimli bir kuaför istediğiniz modelin sizin saçınızda nasıl davranacağını öngörebilir.
Bu yüzden "bu bende durur mu" sorusunu sormaktan çekinmemek gerekir. Cevap olumsuzsa bu bir ret değil, uyarıdır. Genellikle arkasından bir alternatif gelir: benzer bir çizgiyi sizin saç tipinizde koruyacak bir varyasyon. Bu konuşma, kesim başladıktan sonra değil öncesinde yapılmalıdır.
Kesim sırasında konuşmak
İletişim ilk beş dakikayla sınırlı değildir. Kesim ilerlerken beklediğinizden farklı bir yöne gidildiğini fark ederseniz, o anda söylemek gerekir. Sona bırakılan itirazın telafisi yoktur; kesilen saç geri gelmez.
Bunu söylerken suçlayıcı olmaya da gerek yoktur. "Burası düşündüğümden kısa geldi, kalanı biraz daha uzun bırakabilir miyiz" gibi bir cümle hem nettir hem nazik. Profesyoneller bu tür geri bildirimi olumsuz karşılamaz; aksine memnun bir müşteri onların da işine yarar.
Renk işlemlerinde farklı kurallar
Boya ve açma işlemleri kesimden daha karmaşıktır çünkü saçın mevcut durumu sonucu belirler. Daha önce yapılmış boyalar, röfleler ve keratin gibi işlemler yeni rengin nasıl tutacağını etkiler. Bu geçmişi eksiksiz anlatmak gerekir; unutulan bir bilgi beklenmedik bir renge yol açabilir.
Tek seansta çok büyük renk değişimi beklememek de gerçekçi bir yaklaşımdır. Koyu saçtan açık tonlara geçiş genellikle birkaç seansa yayılır ve arada saçın dinlenmesi istenir. Bunu baştan öğrenmek, hem bütçe hem zaman planlaması açısından önemlidir. Küçük bir tutamda önden test yapılmasını istemek de makul bir taleptir.
Fiyatı önceden sormak
Fiyat sormanın ayıp sayıldığı bir algı vardır ve bu algı gereksizdir. İşlem başlamadan önce toplam tutarı öğrenmek, hem müşteri hem salon için netlik sağlar. Renk işlemlerinde saç uzunluğuna göre ek ücret çıkabilir; bakım ürünleri ayrı fiyatlandırılabilir.
Bu bilgiyi almanın en doğru zamanı randevu alırken ya da koltuğa oturur oturmazdır. İşlem bittikten sonra ortaya çıkan sürpriz tutar, iyi geçmiş bir deneyimi bile gölgeler. Açık konuşmak, ilişkiyi bozmaz; aksine güven kurar.
Bakım tarifini almadan çıkmayın
Salonda mükemmel görünen saçın evde aynı şekilde durmaması sık rastlanan bir durumdur. Bunun nedeni genelde uygulanan tekniğin bilinmemesidir. Hangi ürünün ne kadar kullanıldığı, fönün hangi yönde çekildiği, hangi fırçanın işe yaradığı sorulabilir.
Bir sonraki kesime ne zaman gelmeniz gerektiğini öğrenmek de bakımın parçasıdır. Katlı kesimler şeklini birkaç ayda kaybeder, kısa kesimler daha sık bakım ister. Bu aralığı bilmek, saçın en iyi göründüğü dönemi uzatır.
Uzun vadeli bir ilişki kurmak
Memnun kaldığınız bir kuaförle çalışmaya devam etmek, her seferinde baştan anlatma yükünü ortadan kaldırır. Sizin saç tipinizi ve tercihlerinizi bilen biri, zamanla daha az soruyla daha isabetli sonuç verir.
Bu ilişkiyi kuran şey de yine açık iletişimdir. Beğendiğiniz sonucu söylemek en az beğenmediğinizi söylemek kadar önemlidir; çünkü hangi tercihin işe yaradığını karşı tarafa ancak siz bildirebilirsiniz. Ne istediğini söyleyebilmek, aynadaki sonucu şansa bırakmamanın en basit yoludur.